 |
|
  |
|
 |
|
 |
|
Konu: Aşk
|
|
Tarih: 22.09.2008 14:54:24 |
|
Şiiri ; |
|
 |
gökhan |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
19
|
| |
Şehir :
İZMİR |
| |
Konu
:
Aşk |
 |
 |
| |
|
| |
BİR GÜN UNUTMAK İSTEDİM SENİ YAZDIM SİGARANIN ÜSTÜNE İSMİNİ AMA NERDEN BİLİRDİM SENİ DUMAN DUMAN İÇİME ÇEKTİĞİMİ |
|
|
Konu: Aşk
|
|
Tarih: 25.09.2008 13:08:12 |
|
Şiiri ; |
|
 |
aysunCA |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
25
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Aşk |
 |
 |
| |
|
| |
BEN bu AŞK'ı soymak İSTİYORUM!
ÇırılÇIPLAK görmek istiyorum SENİ!
Veee bütün ÖTEKİ bedenlerden ARINDIRARAK!
Ortaya çıkarmak..... ASKımızın "masumiyetini"
Sonra bu ASK'ı giydirmek SEVGİMİZLE!
Yogunluğuna YAŞAYIP!
Yorulurcasına öpmek, öpmek, ÖPMEK!!!!
|
|
|
Konu: Genel
|
|
Tarih: 27.08.2008 21:54:50 |
|
Şiiri ; |
|
 |
esra |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
16
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Genel |
 |
 |
| |
|
| |
aşkımı itiraf edemesemde gözlerine bakamasamda ”seni seviyorum diyemesemde hayatımın anlamı sensin! okyanusta bir su damlası degil, kumsalda bir kum tanesi değil, milyonlarca insanın içinde benım aramizda dağlar denizler olsa seni anılarımda yaşatacağim bir mendil sallayıp veda etsende seni yüregimde yaşatacağim bu dünya fam sevgilim sana da kalmaz bugün sevenler yarın adını anmaz her ne ise sevgilim ,benden artık elveda! Îanrı bahtiyar eylesin seni bu dünyada… biz insanlar ne garibiz herkesi sevmeyiz sevsekte sevdiğimizin kıymetini kaybetmeden bilmeyiz! sevmişim ki seni öylesine gecenin karanlığında bile seni düşüyorum ne zaman gözyüzüne baksam senin için seçtiğim hep o yıldızı arıyorum hep söyle diyorum içimden seni seviyorum…!! |
|
|
Konu: Ayrılık
|
|
Tarih: 23.08.2008 15:09:49 |
|
Şiiri ; |
|
 |
esra |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
16
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Ayrılık |
 |
 |
| |
|
| |
Ayrılık beni duvarlara çarpıyor paşam Çiziyor yeşil zeytin gözlerimi Kesiyor içimi
Ayrılık beni içten içe yalıyor paşam Koparıyor tomurcuklanan hücrelerimi Kazıyor koparacak gibi derimi
Ayrılık beni bin parçaya bölüyor paşam Bir parçamı kargalar bölüşüyor Bir parçamı çakallar Bütün parçalarım bana isyanda
Ayrılık beni pamuk gibi dokuyor kilimlere paşam Üstümde tabanlar geziyor eze eze Şu gamlı bülbül altın kafese girsede asla gelmez dize
Ayrılık beni benden koparıyor paşam Alıp ***ürüyor duman bürümüş ıssız vadilere Yarsalar kol geziyor her saniyem isyan
Ayrılık beni benden çalıyor paşam Ayrılık beni benden çalıyor Bir dilim tutkuya özlem içinde Kendimden kopup giderim Ayrılık beni benden çalıyor |
|
|
Konu: Aşk
|
|
Tarih: 03.09.2008 00:39:21 |
|
Şiiri ; |
|
 |
tugba |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
Lütfen Seçiniz
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Aşk |
 |
 |
| |
|
| |
ARTIK DAHA AZ SEVİYORUM SENİ...
Daha az seviyorum seni.. Giderek daha az.. Unutur gibi seviyorum.. Azala azala.. Aramızdaki uzaklığın karanlığında..
Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca.. Daha az seviyorum seni.. Kendini iyileştiren bir yara gibi.. Daha az.. Ve zamanla..
Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini.. Uzak dağ kışlalarında.. Görmüyoruz birbirimizi.. Usul usul sis iniyor.. Kopmuş yollara.. Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin.. Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda.. Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
Artık daha az seviyorum seni.. Unutur gibi..ölür gibi daha az.. Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini.. Kolay değildi.. Yalnızca sevgilimi değil..benliğimi de kaybettim ben.. Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni.. |
|
|
Konu: Genel
|
|
Tarih: 03.09.2008 00:40:27 |
|
Şiiri ; |
|
 |
tugba |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
Lütfen Seçiniz
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Genel |
 |
 |
| |
|
| |
Yağma be yağmur.
İçim üşüyor. Islatma toprakları. Attığım her adım daha da ağırlaşıyor. Kokun sinmesin çiçeklere. Çoktan unuttum içime derin bir nefes çekmeyi. Çoktan unuttum ardından görünen gökkuşağının renklerini. Serinletmeye çalışma boşuna içimi. İstesen de beceremezsin yorulma boşuna. Yağma yağmur. Çek git yoluna Esme be rüzgar. Uğulduyor kulaklarım. Takatim yok itme beni. Titriyor bacaklarım. Bilmem hangi melodidir fısıldadığın. Duymuyorum. Uzun zaman oldu işitmiyorum hiçbir sesi. Çek elini eteğini dalların üzerinden. Eğme boynunu. Koparma yapraklarını. Bırak her biten ot her yeşeren yaprak yerinde güzel. Çalma! Yerinden yurdundan etme hiç birini. Kimseler yok işte sokaklarda. Issız her yer senin şansına Esme rüzgar. Çek git yoluna. Geçme be zaman. Sabrım bitiyor. Dur olduğun yerde. Her şey uzaklaşıyor. Unutturma bana çektiklerimi. Unutturma özlemiyle divane ettiklerini. Alışmaya çalışmadım hiç. Vazgeçmeye çalışmadım. Henüz çok taze yaram. Bırak kanasın. Bir gün dönmez biliyorum. Bekletme boşuna. Geçme zaman. Çek git yoluna. Akma be gözyaşım. Yüreğim yanıyor. Değmez bir vefasız için heder olmana. Eğer gözyaşım fayda etseydi ona gider miydi ardına bile bakmadan uzaklara. Kıyamadığı kopamadığı onsuz yapamadığıydım hani? Yazık. Ne boş sevmişim meğer. Ne boş yanmışım. Sanma bu benim ilk aldanışım. |
|
|
Konu: Genel
|
|
Tarih: 03.09.2008 00:42:17 |
|
Şiiri ; |
|
 |
TUGBA |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
24
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Genel |
 |
 |
| |
|
| |
MASAL RENGİ ELLERİNDE GECELER...
Hasretinle yanar adı konmuş bir düş Yanar da elalem aşk sanır bitimsiz sevdayı. Esen yellerde ıslanır günü geçmiş acımsı bir ah Kan ağlayan gözümden düşer bu gamlı hayat Şimdi söyle ey hüzün gözlü bilge seyyah Kararırken gökte dolunay, geceler kaç defa siyah…
Sevdanın seline kapılır gider ya Mecnun Zülfün zincirinde tutsak sözde gönlü... O ara ellerin okşar saçlarımı… Dile kolay… Taranır da taranır Leyla… Bil ki beni kıskanır. Mecnun kim ki senin yanında… Hey gidi azat.
Gün batarken bu kan revan yürekten İç bir yudum şu bal dudaktan… İçtikçe yan. Tenha zamanlarında söyleyemediğin kadar… … Sus ve bana bırak günahları.
Her acemi mısra bir parmaklık Sen bilirsin ya, sırtımda soğuk duvar Cesaretin kadar sevdiysen beni Düşünme hiç… Şu ıssız canımın içine yaslan Dudaklarımda ıslan ve al sevaplarımı. Neşeli duvarlarım olmadı da üzülme sen Seninle bahtiyar nakaratlarımla mutlanırken Sus ve sev şarkıları.
Sana yatar her gece sevdalarım da “Kalkışım olmasın” der dualarım Saçlarımdaki yalnızlığı bilse ah bilse Yetişir dünyama masal rengi ellerin Tenimde raks ederken terimin şarkısı Boncuk boncuk sabrın eli değer elime Söyle kor dudaklı yokluğunun belası Gözlerine değdiğimde geceler kaç defa kırmızı. Ayazlara biriktiğin kadar sus gül yaprağında. Sus ve yan şimdi.
Geceye uzan ve kapat gözlerini Hayata bakan yüzüm Bak gök kubbeye yazdım ismini. Sus ve öp iki gözüm. Dudaklarım yok olana kadar… Bu sana ön sözüm…
Söz dedim de…
Söz’ de tutuştu bu aşk. Gözde demlendi. Gönülde yansın bırak.
Gönüle yakınsın ya Varsın olsun gözden ırak. “Seviyorum” dedi ya bir de yürek sesim… Sussan da öldürür gibi… Seni soluklarım… Güneş gibi akarken iliklerine Bomboş ellerimden akseder yüreğime sevgim Düşünme kaç kez ıslak renkli gamzelerim Şimdi sus yine şiirimin üstüne üstüne Yankım yeter ya katıksız sancılarıma… … Borçlusun, Sevdalı bakışlarıma…
|
|
|
Konu: Genel
|
|
Tarih: 03.09.2008 00:44:41 |
|
Şiiri ; |
|
 |
TUGBA |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
Lütfen Seçiniz
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Genel |
 |
 |
| |
|
| |
Vedalar merhabadır Aslında... Sözüm yok benden öteye, hangi zamanın esiri olmuş yüreğim, bildiğim sonsuz karanlık yağmurların yağdığı ülkedeyim. Güneş doğacak dediğim zamanların geceye esir düşmesini ağırlamak görevim. O muhteşem hiçliğin sahilime vurduğu günden beri yana gelen boğulma hissini anlatamadan sadece yaşıyor olmak ne derece aykırıysa yaradılışa sözümün olmaması da denk düşüyor zamanın hiçliğine. Gece bitmeyeceği uzun menziline girerken elimde sadece kazdığım derin çukurun garip albenisi kaldı ve doluyor şimdi eriyen, eksilen benden ayrılan her parçayla. Yaklaşmak değil bu sonsuza sonsuz olmanın ta kendisi vedalaşmak değil bu her şeyle merhabanın kendisi. Eski zamanların hüzün türkülerinin baş kaldırışı gibi isyanı büyüyor her bir zerresi yaşamın, gidilmelerin her adımında yeşeriyor kara çimenler ve artık “beyaz çimenlerin” ülkesine kapkara izlerle gidilecek kapıların açılma zamanları yükü oluyor yüreğin. Pencere önü yalnız yağmur sohbetlerinin ıssızlığa seslenişleri ıslak kaldırım taşlarının arınıp akıttığı devşirme gözyaşları gibi akıyor logarlardan. Gözyaşları gökyüzünün yazılamıyor aynı şekilde gözlerle, yüreğe kazınan aşkın, sevdanın hiçbir anlamı kalmıyor azla yetinememenin yanında. Sitem edemeyecek kadar teslim olmuş yüreklerin hıçkırıkları içine doğrudur artık bu eskimiş ama hala umudun öldürüldüğü, zamanın acele ettiği görünmez yolda. Hangi pembe topuğun, hangi ak tenin kıpırtısı kalıyor ağlayan ellerin bıraktığı kızıl izlerde. Sadece yaşam gülmecesi düşlerin elinde ve kendi zamanını dolduranlara şenlikler düzenliyor, en hoyrat eğlenceleriyle. Gülün açtığı sabahları beklemeden ağlıyor artık bülbül, kafesinden çıkmadan rahat ve huzur içinde görevini yapmış olmanın verdiği rehavetle sırtını dönüp sevgiliye uyuyacak pişkinlikle hem de. Umutlar çok uzak yolların başka başka başlamamış hayallerinin hasretlerinin tellerinde çırpınan uçurtmaların rüzgârı beklemesine kaldı. Yaşanamayacak kadar geç kalınan eskimiş yaşamlar eriyor kendi kabını eritmeden hem de. Uzak dağların yalnız ağaçlarının görmüş geçirmiş gövdesine nefes alınıp verilmeler boyunca yaslanan çobanların veda türküleri, usulca gidenlerin ağıt yağmurlarında çocuk hayallerinin hazan yapraklarına dönmesiyle kışın soğuk yüzüne son soluğun resmini çiziyor artık o ressamın elleri, yüreğinden habersiz. Bir başkası ne görecek gidildiğini ne bir gözyaşı damlası düşecek alaca gökten toprağa. Adımlar sayılmayacak artık vuslata. Gülmeler olmayacak sisli şehrin, tüllenmiş ovanın güneşsiz sabahlarında. Yaşam ilk nefesle alınan hediyeyi sorgulamayacak yürekte, yürek denizine açılacak sonsuzun kara okyanuslarında; sevda geride kalmışların yüreklerinde kalacak sıcak, dağlayan turuncu kızıllığında. Bir kez daha giden ve kalan olacak. Bir kez daha şarkılar söylenecek, türküler yakılacak, gözler dalacak uzak düşlerin soğuk, üşümüş yalnızlığına. Birileri yine anlatacak sevmelerin bin türlü hallerini. Bir güvercin uçacak mavi gökyüzünde kalacak kanat izleri, Bir çocuk görecek o izleri gülümseyecek, sevgi çağıracak güneşleri. Bir kapı açılacak bir evren daha yaratılacak hüzün yağmurları sarı eylüllerde kalacak. İnsan hep unutacak, hep unutulacak. Yürek unutmadığı için yok sayılıp kanatılacak. Vedalar sevgiliye değil hep kendine dönük yaşanacak. Gidenler özgür, kalanlar onları tanımlayanlar olarak yaşayacaklar. Tanığıydım yaşamın, bitti.
Mustafa Naimi Coşkuner
|
|
|
Konu: Lütfen Seçiniz
|
|
Tarih: 04.08.2008 16:13:31 |
|
Şiiri ; |
|
 |
TUGBA |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
Lütfen Seçiniz
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Lütfen Seçiniz |
 |
 |
| |
|
| |
MUTLULUK...
Yakamıza yapışmadın bir türlü Aradıkça neden kaçıyorsun mutluluk Gözlerimde nice yaşlı umut Baktıkça soluyorsun mutluluk
Dalmaktır bir başına uzaklara Hatırlanmaktır bir damla vefa Resim albümüne bakıp ara sıra Tebessümle maziyi anmaktır mutluluk
Ömür gider bazen tatlı bazen acı Zor anında güvenilen olur yabancı Rüzgarın sert estiği dağın yamacı Zor anda ayakta kalmaktır mutluluk
Ekmektir bir fidanı alıp toprağa Ulaşmaktır her gecenin sabahına Hayat denilen tek nefeslik yolda Bir bebeği büyütmektir mutluluk
Herkez aynı şartlarda yaşıyor sanma Ayaza vurgun günde sıcak tas çorba Bazen boğazı yırtan kuru bir lokma Açken karın doyurmaktır mutluluk
Denizim çoşkun benim göklerim kara Uyanınca kabus olur görülen rüya Kapanmaz gönülde açılan yara Sevmekten önce sevilmektir mutluluk. |
|
|
Konu: Genel
|
|
Tarih: 03.09.2008 00:27:16 |
|
Şiiri ; |
|
 |
tülay |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
23
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Genel |
 |
 |
| |
|
| |
SANA OLAN SEVDAMDANDIR GİTMELERİM. BAZEN YANINDA OLMAK DEĞİL, SEVDİĞİNİ ÖZGÜR BIRAKMAKTIR SEVMEK. ELLERİN ELİNE BIRAKMAK, ARDINDAN BAKAKALMAKTIR.UZAKTADA OLSA HER NEFESİNDE ONU YAŞAMAKTIR. YAŞADIKÇA BÜYÜTMEKTİR SEVGİYİ. ENGİN DAĞLARI AŞAMAK,ÇÖLLERDEKİ SUYA ÖZLEM DUYMAK GİBİDİR. SEVDİNİZ Mİ BİR KERE DELİCESİNE İŞLEMİŞSE AŞK KANINIZIN HER ZERRESİNE,YAŞARKEN ÖLMEK GİBİDİR. ÇIRPINDIKÇA İÇİNE SAPLANIRSINIZ.KİMSE YARDIM EDEMEZ BU YOLDA TEK BAŞINASINIZDIR. BÜYÜMEYİ OLGUNLAŞMAYI ÖĞRETİR İNSANA;BİR DAMLA GÖZYAŞI BİR YAŞ DEMEKTİR. HER DAMLASINDA YAŞLANIR ,YAŞLANDIKÇA ÇÖKERSİNİZ. GÜN GELİR RUHUNUZ ÖLÜR SİZ İSE HARABE OLMUŞ BİR BEDENLE YAŞAMAYA ÇALIŞIRSINIZ. SİZ SİZ OLUN DOĞRU ZAMANDA , DOĞRU YERDE , DOĞRU KİŞİYE AŞIK OLUN YOKSA; RUHSUZ BİR BEDEN ÖMÜR BOY YOLDAŞINIZ OLACAKTIR. İZİN VERMEYİN..... |
|
|
Konu: Aşk
|
|
Tarih: 01.08.2008 23:54:50 |
|
Şiiri ; |
|
 |
omer can |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
22
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Aşk |
 |
 |
| |
|
| |
BU GECEDE AYAKTA BAK GÖZLERİM KAPANMADI KAPANMIYOR BE CAN..SENİN İCİN NÖBETTE HEP YÜREĞİM USANMADI USANMIYOR BE CAN.. ÖYLE DERİN İCİMDEKİ BU YARA ÖYLE SİCAK BIRAKTIGIN HATIRA NASIL SEVGİ BU KALP SENİ HATIRLAR UNUTMADI UNUTMUYOR BE CAN.. YAGMUR YAGAR AKLIMA SEN DUSERSIN RUZGAR VURUR İCİMDE SEN ESERSİN BU SEVDAYA BU HASRETE NE DERSİN TÜKENMEDİ TÜKENMİYOR BE CAN.... |
|
|
Konu: Ayrılık
|
|
Tarih: 01.08.2008 16:02:09 |
|
Şiiri ; |
|
 |
SİNANDEVRİM |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
29
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Ayrılık |
 |
 |
| |
|
| |
Bir anlık vuslatla kandırdı seni Ne diye adını anarsın gönlüm
Giden gitti çoktan unuttu seni Ne diye yoluna bakarsın gönlüm
Yıllardır arayıp sormuyor işte Falda bile çıkıp gelmiyor işte Demek senin kadar sevmiyor işte Ne diye boşuna yanarsın gönlüm
Resmini resminin yanına ekleyip Son arzunmuş gibi her an bekleyip
Yar suçlarını kadere yükleyip Ne diye hayale dalarsın gönlüm
Yıllardır arayıp sormuyor işte Falda bile çıkıp gelmiyor işte Demek senin kadar sevmiyor işte Ne diye boşuna yanarsın gönlüm
Sinan Devrim |
|
|
Konu: Ayrılık
|
|
Tarih: 31.07.2008 04:03:31 |
|
Şiiri ; |
|
 |
hasret gülüm |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
16
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Ayrılık |
 |
 |
| |
|
| |
AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde, Bu gece yine için için yanıyorum, Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum, Seni, gidişini, ******ini, herşeyini... Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim, Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor... Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde... Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum, Onları sana benzetiyorum, Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali... Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece, Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü, Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu, Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını Ve birgün ansızın bırakıp gidişini... Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını, Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum, Bir daha çıkamasın diye... Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin, Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin? Gittin son bir veda ile gözü yaşlı, Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı, Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım... Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım, Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine, Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala... Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz, Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz... Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm, Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm, Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna, Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna, Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin, Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı, Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna, Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin... Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın, Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin... Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, Ve ardına bakmadan gittin... Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım... Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz, Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil... Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç? Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, Bir o kadarda vefasız... Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım... Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm... Unuttum dedim, unutacağım dedim, Unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim... Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden, Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde, Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde, Hatıraların, gözlerin ve sözlerin... Şiirlerini getirdiler bana, Beni öldüren şiirlerini... Vefasız dediğini duydum, yıkıldım, Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma, Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi, Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım... 3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim... Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde... Belki birgün sesini duyarım umuduyla Telefon bekledim günlerce, Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca Ağladım ağladım, Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım... Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye, Olurda içinde görürler beni diye... Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye, Olurda içinde seni görürler diye... Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken, Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye, Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın, Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce, Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle... Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum, Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde... Düşmüyor adın hiç dilimden, Öleceğim gülüm bir gün ben, Senin sevginden, senin derdinden... Bir gün göreceğim yine belki seni, Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni... İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım, Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım... Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye, Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi; Seni unutmam için öldürseler bile, Karşılık olarak dünyayı verseler bile, Darağacı kurup idam etseler bile, Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
|
|
|
Konu: Aşk
|
|
Tarih: 31.07.2008 04:03:31 |
|
Şiiri ; |
|
 |
hasret gülüm |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
16
|
| |
Şehir :
İSTANBUL |
| |
Konu
:
Aşk |
 |
 |
| |
|
| |
YÜREĞİNDE YER VARMI?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Hisset! Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde Dolaşan damarlarımı... Hisset damarlarımın, kanımın Seni aramak için Deliler gibi dolaşmasını...
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini? Gönlümde esen rüzgârları dinle... Nefesimi tutmasam Gözlerindeki derin ovalarda titreyen Bütün yeşillikler kül olur, Sazlar büyür simsiyah, Kuruyan gözpınarlarında...
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni. Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere... İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz Saçlarının çizgilerinde süzülen... Rüzgârım sensin. Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim! Yüreğinde yer var mı?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin Üzerine düşen yaprak gibi; Düşürüyor musun gülüşlerini Ve öpüşlerini sesimin üstüne? Akıyor musun benimle beraber, Akıyor musun yıldızlara doğru? Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız? Neden her üşüyüşümde Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma, Neden eriyip kayboluyorlar?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum... Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni... Hisset! Hisset, damarlarımdaki kanımın, Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını... Söylemiştim değil mi? İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz... Saçlarının çizgilerinde süzülen... Rüzgarım sensin. Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim. Yüreğinde yer var mı?
|
|
|
Konu: Aşk
|
|
Tarih: 31.07.2008 03:57:43 |
|
Şiiri ; |
|
 |
hasret gülüm |
 |
| |
Diğer Bilgiler |
| |
Yaş :
16
|
| |